Tarih tekerrür eder mi? Ederse nasıl? Zaman mıdır tekrarlanan, yaşamlar mı yoksa geriye sarılan? Tekerrürü sevdiğinden mi tarih analarının yazılarını bir de kızlarına yazar?

Zaman zaman içine geçer masallarda ve her masal birbirinin çarpıtılmışıdır aslında. Masallar çarpıtıla dursun tekerrür boşluğunda, yaşamlar iç içe halkalar olsun geri sarılmış metrajlarda. Zaman kavuşamadığından istediği ana, tekerrür eder durur yaşamları aslında; “belki bu sefer yakalarım o anı” ümidiyle. Ve analarının yazılarını bir de kızlarına yazar, ki gerilerde bir yerlerde mutlu olma ihtimalini görsün diye. İçinden çıkılmaz bir sarmal yapar sonunda. Beklemedikleriyle karşılaştıkça beklediklerini unuttuğundan kaçırır o anı, her seferinde. Sonra bir daha, bir daha yazar… Yazarken değişir tarihler, yerler, isimler. Ama ortak yazarken yazılarını ne zaman anneyi ne zaman kızını yazdığını unuttuğundan belki de öyle bir bağlarki bu iki insanı birbirine tarihlerde karışır o zaman, yerlerde, isimlerde…

Ve birbirine bakar iki insan, çift taraflı bir aynanın iki yanından.

Kızlar bacaklarının arasında çocuklar taşıdıkça, geçer kaderleri ondan ona yıllanmış bir hatıra gibi. Ayrılması yaşam tehlikesi içeren zamanlar geçirilir aynı bedende ve içindeki büyüdükçe yakınlaşırken doğacak yazgıdaşına, uzaklaşırsın yazgısını aldığına.

Zaman ayırmaya çalışırken masalları beceriksizce, alır birini yazgıdan dışarı…

Aynı yazgının dışına çıkmadan, sarılmak lazım aynalara şimdi, doğmayacak çocuklar pahasına bile olsa…

Ay Kadını’06 (2006 Anneler Günü, Annem’e)

Reklamlar