Bakır küpelerin vardı
Uzun siyah saçların
Sonra ellerin, narin ve yazgısız

Bir hercai menekşe
Bir aşk merdiveni olurdu odanın camında
Omuzlarından dökülen siyah şalın ile yürürdün mahallede
Ne kahkahanı duydum ne ağlamanı uzun zamandır
İnce bir gülümseme hüzün kardeşliği dolanırdı yüzünde
Bir tek ben kül tablasında sigaramı ezerken
Bakışlarını kaçırırdın huzursuzca
Bakışların ellerinden daha beter yazgısız

Yazgısız oldu ölümünde aniden, sessiz , sedasız
Yatağında porselen bir bebek misali bulduğum sabahtan beri düşünüyordum
Neden yaşadın kadın sen?

Şimdi ise neden öldüğünü düşünüyorum
Yanında olmadığım akşamları
Hiçbir şey bilmediğini, anlamadığını sandığım zamanları düşünüyorum
Birden hayattan uzaklaşmanı

Uzun zamandır soruyordum kendime
“Benden uzaklaştın diye mi dışarıya düştüm? Yoksa ben dışarıya düştüm diye mi benden uzaklaştın?”
Ve hep bana yakın olanı seçiyordum kadehe dolarken altınbaş
Yasemin kokuları arasında

Benim sandığım şeyler, sonuçlarını sırtlanırım dediğim anlar…
Söylesene ne yaşadım kadın ben?

Ay Kadını-Bahar’09

Reklamlar