Büyümek mi istiyorsun küçük kız?

Hem de çabucak öyle mi?

Zaten büyüyeceksin, biliyorsun değil mi?

Ama yine de hızlı büyümek istiyorsun demek. Neden peki?

Daha özgür olmak için mi! Sınırına sığmayan insan için özgürlük görünmez bir çizgidir; ne kadar büyürsen büyü sınırını aşmadıkça özgür hissetmeyeceksin kendini. O sınırı aştığında ise masumiyetler çoktan yitirilmiş olacak. Hepsini yemek istediğin o çikolatayı, kimse karışmadığında sen yemek istemeyeceksin zaten; başkaları kararlarında senden daha baskın olacak çünkü. Aşmak istediğin sınırları daha dar alanlarda sen çizeceksin “basit” nedenlerle.

Daha çok insan tanımak mı ?

Tanımak istediğin insanların yüzleri eskidikçe sen o yüzlerin gerçek hatlarını fark etmeye başlayacaksın , üzüleceksin küçük kız. Tanımak istediğin simalar “tanıdık” oldukça kelimeleri kalbini kıracak, bakışları ile hayata lanet edeceksin bazen.

Sonra… hiç hesaba katmadıkların var , büyümek isterken. Kendi kararlarını ve kararlarının sorumluluklarını alman gerekecek. “Ben demiştim” diyecekler yüzüne veya ardından peşine duyduğunda inan(a)mayacağın cümleler kuracaklar. Zamanla sende alışacaksın tüm bunlara tabi ki ve duymamayı öğreneceksin söylenenleri ya da inanmamayı. Kendine yalanlar söylemeye ve bunlara gönüllü olarak inanmaya başlayacaksın. Evet sen büyürken değişeceksin ama değişen sadece istediklerin olmayacak. Bunları kazanabilmen için güveninden, masumiyetinden ve daha birçok şeyden feragat etmen gerekecek. Büyüdüğünde ve yeni insanlar tanımaya başladığında bir daha düşünmeden sarılamayacaksın kimseye. Güvenmek isteyip, gözlerini kapadığında, başını yasladığın göğüs hiçbir zaman anneninki gibi emin olmayacak.

Gerçekten büyüdüğünü hissettiğinde, istediklerini yapabilecek yerde olacaksın, olgunlaşmış, gücünü görmüş ve hayatın aksine masumiyetini korumuş olacaksın belki de. Ama pişmanlıkların olacak senin de.

Şimdi sen iyisi mi beni dinle; sarıl istediğine, istediğin kadar yüksek kahkahalar at,yaramazlık yap, dizlerini yarala, özür dile. Güvenebildiğin bir omuz bulduğunda yasla başını, en çok da anneninkine. Arada ağlamayı da unutma ama, hem de çığlık çığlığa; büyüdükçe istediğin gibi bağıra çağıra ağlayamayacaksın bile, içine akıtırken gözünün yaşını kahkahalar atmak zorunda hissedeceksin kendini bazen. Yapmak istiyorum diye kurduğun cümleler “yapmalıyım” olacak zamanla.

Hayat biz geriye doğru yaşamak istesek de bazen, ileriye doğru akıyor; büyüyeceksin. Hatta o kadar büyük bir kız olacaksın ki yaşadığın günlerin bazılarını silmek isteyeceksin hayattan. Şimdi nefeslerini büyümek için değil, yaşamak için al olur mu? Küçük bir kız olabilmek hayatta ki en güzel şey aslında, inan bana.

Ay Kadını’Geçen Zaman

Reklamlar