Bir günün geçmesi, takvimlerdeki bir rakamın bir süreliğine değişmesi neler değiştirir hayatımızda? Belki yeni planlar, yeni hedefler, yeni istekler getirir… Umarım herkes için geçeni aratmayacak bir yıl olur…

Şehirde hayat durmuyor; şehrin, günlerin değişmesini pek umursuyormuş gibi bir hali de yok zaten. Yılın başlangıcı ve bitişi takvimdekilerden farklı şehir için ve o tam da yıl ortasını yaşıyor şu sıralar aslında.

Devlet tiyatroları benim göz bebeğim, bunu artık herkes biliyor sanırım. Bu nedenle plan yapmadan, ilk iş Devlet Tiyatrolarına bakalım. Robin Hawdon’un yazdığı, Levent Özdilek’in Koca Mack olarak başrolünü oynadığı “Karanlık İşler”, başarılı bir mafya komedisi. Birçok alanda eli kolu olan Koca Mack’in hem dansçısı hem sevgilisi olan Mandy’nin evinde başlayan ve biten hikâye oyun içinde oyunla dolu, karıştırılan sevgililer, illegal paralar… Her şeyden haberdar olduğunu sanan Koca Mack’in sonu da cabası. Cüneyt Çalışkur’un yazdığı “Kredi Kartı Vak’aaaaa”, kredi kartı borçlarını parası olduğu halde ödememekte ısrar eden bir adamın sosyal sorgulaması üzerine kurulu. Bir Uğur Polat sever olarak performansını abartıyor olmam olası, fakat sorgulama üzerine kurulu ve sahne olarak durgun sayılabilecek bir oyunu sonuna dek izletebilmek her oyuncunun harcı değil diye düşünüyorum. Benim bir sonraki biletim Cezmi Ersöz’ün yazdığı, Kürşat Alnıaçık’ın oynadığı “Kendi Kendine Konuşmaktır Aşk” oyununa. Bir dipnot, halen izlemeyenler varsa “Ölüleri Gömün”e mutlaka bir bilet alsın…

Guiness rekorlar kitabına, en uzun süre sahnelenen tek kişilik oyun olarak giren, 35 ülkede sahnelenen ve ülkemizde geçen sene oyuncu Alper Kul’un oynadığı Caveman-Mağra Adamı’nı bu sene Şevket Çoruh sahneliyor. Alper Kul’dan izlerken son derece keyif aldığım oyunun bu seneki performansını merak ediyorum açıkçası… Oyun,20 Ocak’ta ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi Kemal Kurdaş Salonu, 22 Ocak İstanbul BKM ve 26 Ocak’ta Bursa Teyyare Kültür Merkezinde sahnelenecek.

Farid Farjad, nâm-ı diğer “Kemanı Ağlatan Adam” yeniden Kültür Üniversitesi Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezinde olacak. Her ne kadar bazı kesimlere mâl edilmeye çalışılsada (öyle bile olsa) sanatın “–ci” olmasına izin vermeden dinlemenizi dilerim kendisini. Ben her dinlediğimde içimde bir yerlere deydiğini hissediyorum.

Pera Müzesi şu sıralar iki sergiye ev sahipliği yapıyor; “Frida Kahlo ve Diego Rivera” ve “Çarlık Rusyasından Sahneler”. Sanatçılarının 40 yapıtından oluşan ve ilk kez Türkiye’de yer alan sergileri olan Frida Kahlo ve Diego Rivera ile ilk kez İstanbul’da sergilenecek olan St. Petersburg’daki Rus Devlet müzesinin koleksiyonundan seçilen yapıtlardan oluşan “Çarlık Rusyasından Sahneler” 20 Mart’a kadar görülebilir.

Kısa kısa…

İş Sanat’ta, 13 Ocak Perşembe akşamı Händel’in Üç Tenoru konserini ve 17 Ocak Pazartesi Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiirleri Dinletilerini takip edebilirsiniz.

Aksanat’ın barok müzik günlerinde ise ay sonuna kadar Hande Soner, Eclipse Lynda Sayce, Jorge Jimenez’i dinleyebilirsiniz.

Tiyatro Kedi’nin sahnelediği Kibarlık Budalası halen izlemeyenler için gösterimlerine devam ediyor.

21 Ocak’ta Ata Demirer BKM’de gösterilerine başlıyor.

Vücut dünyası sergisi Body Worlds yoğun talep üzerine uzatıldı, sergi Karaköy Antrepo 3’te.

Biz sıcak yerlerimizden bu yazıları okur, etkinlikleri takip ederken gelen soğuklarla birçok evsiz sokaklarda soğuktan ölüyor. Belediyeler evsizlere yardımcı olmak için sıcaklığın -4 dereceye düşmesini bekliyorlar. Koltuklarında oturup açlık sınırını belirledikten sonra insanları bu maaşa mahkum edenler, aynı şekilde insanları soğuktan ölmeye mahkûm ediyorlar. Entelektüellikten bahsedip, yazılar yazıp, organizasyonlarda gezerek, gittiğimiz yerleri anlatmaktan ibaret değil yaşam; çevremizde olup bitenleri de görmemiz lazım. Birilerinin bu ayıba son vermesi için ne yapabiliriz düşünmemiz lazım…

Hepimiz için sıcak bir kış ayı olması dileğiyle…

Tuğba Makina

Reklamlar